Üyelerimizle Sohbetler: Özlem Atan

wtech web 0205

Üyelerimizle Sohbetler serisi ile Teknolojide Kadın Derneği ailesini yakından tanıma, deneyimlerini dinleme ve teknoloji ile olan ilişkilerini öğrenme fırsatı yakalıyoruz. Serimize Teknolojide Kadın Derneği Kurumsal Üyemiz DZD Teknoloji COO & Deputy CEO Özlem Atan ile devam ediyoruz. Yaptığımız röportajda Sayın Özlem Atan kendi kariyer yolculuğundan, derneğimizle tanışma hikayesinden, teknolojinin insanların yararına kullanıldığı ideal bir dünya yapısından, Türk iş dünyasında cinsiyet eşitliği ve çeşitliliğinin unsurlarından ve hem Türkiye’de hem de dünya genelinde ciddi bir dönüştürücü etkisi olan yapay zekanın bireyler, kurumlar ve özellikle kadınlar üzerindeki tesirlerinden bahsediyor.

1. Bu zamana kadar nasıl bir kariyer yolculuğunuz oldu? Kariyer yolculuğunuzda devam ederken yolunuza ışık tutanlardan ve bu zamana kadarki önemli dönüm noktalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Boğaziçi Üniversitesinden mezun olduktan sonra, HSBC Türkiye’de göreve başladım. Bankacılığı çok istemesem de kredi kartı dünyası ilgili çekmişti, çünkü hedef; her gün müşteriye dokunmak ve cebinden çıkaracak kararı verdirmekti. HSBC ve Citibank Türkiye’de kredi kartı ürün yönetimini takiben, yine HSBC’de Dijital Dönüşüm lideri olarak görev aldım. O dönem ciddi yatırımlarla, kısa sürede tamamlanan ana bankacılık dönüşüm projesini, bireysel bankacılık lideri olarak yürüttüm. Eş zamanlı olarak kritik M&A projelerinde yer aldım.

Aslında teknolojiyle derinleşen ilişkim de burada başladı. Dijital dönüşümü ivmelendirdiğimiz bir dönemdi. Üzerine süreç tasarımları ve optimizasyonun yanı sıra, finansal gelir-gider ve stratejik liderlik sorumluluklarımı da ekleyerek, Bireysel Bankacılık COO’su olarak devam ettim. Galatasaray Üniversitesi İletişim Stratejileri yüksek lisansım ise, liderlik iletişimi yetkinlerimi bir üst düzeye taşıdı.

Dijital dönüşüm alanında, uzaktan müşteri edinimi, ıslak imzasız süreçlere dönüşüm ve dijital platformlarda yatırım işlemleri çeşitliliği gibi yeniliklere imza attıktan sonra, DZD Teknoloji ailesine katıldım. Uzun yıllar masanın diğer tarafında hem süreç hem finansal analiz hem de dijitalleşme alanında liderlik yaparken, şimdi teknolojinin kalbinden, finans sektörünün ihtiyaçlarını anlayan biri olarak, kalitesine ve iş çıktılarına güvendiğim, sektörde 5 yıldır hızlı büyüyen bir start-up olan DZD’ye, yukarı yön vermek ve scale-up aşamasında olan şirketi ileri taşımak üzere görevdeyim.

2. Wtech ile yollarınız nasıl kesişti? Dernek ile olan ilişkinizden bahsedebilir misiniz?

DZD Teknoloji ailesinin büyüme aşamasında, sektörün kar gütmeyen organizasyonlarda yer alması ve bu alanda öncü liderlerle beraber hareket etmesini istiyorduk. Burada “birlikten alacağımız güç” ile, DZD büyüme sürecine güç katarken, sektörün ilerlemesine de katkı sağlayacağımız beklentisini karşılamayı hedefledik. Wtech üyeliğimiz bu sayede başladı.

Öte yandan teknoloji sektörünün erkek domine olması, Wtech gibi Teknoloji’de kadın liderliğine ön ayak alması da şahsen ilgili çekti. Kadın liderliğini ve kadın liderleri önemsiyorum.

3. Teknolojinin insan yararına kullanıldığı bir dünyada ideal dünya düzeni sizce nasıl olmalı?

Teknolojinin insan yararına kullanıldığı her nokta çok değerli. Bilgiye kolay ve hızlı erişim adına başlayan bu yolculuğun, bilgiyi akıllı ve yerinde kullanım ile devam ettiğini görüyorum. Bu şekilde de devam etmesini bekliyorum.

Yapay Zekâ bu alanda yeniliklere gebe olduğu için şu anda yüzyılın teknolojisi ve potansiyeli olarak görülüyor – katılıyorum-. Birikmiş veriyi en doğru zamanda en akıllı şekilde kullanmanın kazanacağı bir oyun planı geldi. Doğruluk oranı yüksek yazılımı ortaya koyan teknoloji şirketi ise, oyunun kazananı olacak.

Kullanım alanının “insan yararına” olması kaçınılmaz. Sonuçta insana fayda sağlamayan bir çözüm, zaten kabul görmeyecektir. Tüketim alanında kullanılan yapay zekâ teknolojileri ise iş dünyası için iyi bir büyüme fırsatı olacaktır.

Tamamı için bir çözüm bulunacak pek tabii… Burada “ilk” olmak önemli. Biz de DZD Teknoloji, finans sektörüne sunduğumuz çözümlerle ilk olmayı hedefliyoruz. Tıpkı, ilk bulut tabanlı uçtan uca kanal çözümümüz DoKa gibi, yapay zekanın finans sektöründe kullanımı için “yeni bir ilk yaratmak” hedefimiz.

4. Türk iş dünyasında cinsiyet eşitliği ve çeşitliliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce iş yerinde cinsiyet paritesine ulaşmak ve fırsat eşitliğini teşvik etmek adına şirketler nasıl girişimlerde bulunmalılar?

Eşit olmadığı ve çeşitliliğin az olduğu konusunda hemfikiriz sanıyorum. Erkek domine bir sektör olan teknolojinin ise gidecek yolu, diğer sektörlere göre daha uzun.

Sektör bağımsız ilk konu ücret ve fırsat eşitliği. Eşit eğitimde, eşit tecrübede, eşit yetkinlik fakat farklı cinsiyet, kültür ya da etnik kökenden olduğu için eşit ücret ödenmeyen durumları ortadan kaldırmak lazım. “Bütçe yönetimi” başlığı altında burada uçurum niteliğinde farklılıklar olması, “eşitsizlik” dışında bir durum yaratmıyor görüşündeyim.

Bir diğer konu ise, “cam tavan”. Kadınların farklı konuları aynı anda yönetebilmek, çoklu düşünebilme ve duygusal denge kabiliyetleri, iş hayatında çoğu zaman “gelişim alanı/odak sorunu” diye etiketleniyor. Açıkçası yeni dünya düzeninin, robotların, teknolojinin ya da yapay zekaların yapamayacağı tek şey “duygusal zekâ”. Bu nedenle hem ihtiyaçtan hem de eşitlik ilkesi gözetilerek, kadınların rolünün artması her alanda kaçınılmaz olacak. Kadın ve erkek aynı değil.- evet-, ancak farklılıkların rengini süreçlere kattığımız sürece, her alanda daha iyi ve kaliteli çıktılar edinebiliriz.

5. Bildiğiniz gibi Türkiye’de ve dünyada çok ciddi bir yapay zekâ dönüşümü söz konusu. Bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz? Bireylerin, şirketlerin ve özellikle kadınların bu dönüşüme uyum sağlaması için nasıl adımlar atmaları gerektiğini düşünüyorsunuz?

Bu noktada kadınların ya da erkeklerin ayrışmadığını düşünüyorum. Konuya ilgisi olan ve anlamak isteyen tüm bireylerin, okuyup araştırarak konuya giriş yapması ve yapay zekâ alanında yapılabilecekler konusunda vakit ayırması gerekiyor.

Dönüşüme ve dijitalleşmeye uyum sağlamak için ilk şart; “insanın yerini alacak” korkusu ile, bu gerçeği inkâr etmemek.

İkincisi ise, özellikle bir girişimciyseniz, kullanım alanları ile ilgili fikirlerinizi olgunlaştırarak hayata geçirmek.

Biz de DZD teknoloji olarak, şu an yapay zekâ tabanlı yeni ürünümüz üzerine çalışıyoruz. Finans alanında yeni kullanım alanları ortaya koyarak 2024 yılı sonuna kadar tamamlamayı planlıyoruz.