Üyelerimizle Sohbetler: İlkiz Özcan

Uyelerimizle-Sohbetler-Ilkiz-Ozcan

Üyelerimizle Sohbetler serisi ile Teknolojide Kadın Derneği ailesini yakından tanıma, deneyimlerini dinleme ve teknoloji ile olan ilişkilerini öğrenme fırsatı yakalıyoruz. Serimize Teknolojide Kadın Derneği Kurumsal Üyemiz Protel’in CFO’su İlkiz Özcan ile devam ediyoruz. Yaptığımız röportajda Sayın İlkiz Özcan kendi kariyer yolculuğundan, derneğimizle tanışma hikayesinden, yapay zeka ve veri ile değişen iş dünyasından ve teknoloji ile kurulacak ideal dünya düzeninden bahsediyor. 

1. Bu zamana kadar nasıl bir kariyer yolculuğunuz oldu? Kariyer yolculuğunuzda devam ederken yolunuza ışık tutanlardan ve bu zamana kadarki önemli dönüm noktalarınızdan bahsedebilir misiniz?

Deloitte’ta Denetim bölümünde başladığım kariyerimde bu yıl 23 yılı geride bıraktım. Denetim sektörünün ardından Danone, Ferroli gibi uluslararası firmalarda bütçe ve finans yöneticiliği yaptıktan sonra, 2008 Yılında Mavi ile Hazır Giyim Perakende sektörüne geçtim. Özel sermaye yatırım fonu ortaklığını takiben Mali İşler departmanının yeniden yapılandırma ve kurumsallaşma süreçlerini yönettim. 

2016-2022 yılları arasında ise yine bir özel sermaye yatırım fonu ortaklığı olan Panço’da CFO olarak görev yaptım. Bu süreçte operasyonel verimlilik, net işletme sermayesi yönetimi, kredi kontrol, stratejik planlama, uluslararası denetim, 3PL lojistik firmasına devir, dijitalleşme ve şirketin yeni yatırımcıya satış projelerini gerçekleştirdik.

2022’den beri Protel Holding’in CFO’su olarak görev yapıyorum. 30 kişilik bir ekiple birlikte finansal kontrol, denetim, satınalma ve depo, kontrat yönetimi ile şirketin dijital dönüşüm konularına liderlik etmekteyim.

Şirketimiz, konuk ağırlama sektöründe 35 yıllık deneyime sahip bir yazılım firması. Türkiye distribütörü olarak, Oracle Hospitality ürünleri ile öne çıkan otomasyon çözümleri sunuyoruz. Ayrıca, kendi yazılım markamız Simpra ile restoran yönetiminde işletmeleri uçtan uca operasyonel verimliliklerini artıracak teknolojilerle buluşturuyoruz.

Konuk ağırlamadan ödeme çözümlerine farklı ürün yelpazesi sunduğumuz Türkiye’de beş, yurtdışında iki firmamız ve mali işler anlamında çok yoğun bir gündemimiz var. 

2. Wtech ile yollarınız nasıl kesişti? Dernek ile olan ilişkinizden bahsedebilir misiniz?

İş yaşamında kadınları destekleyen bazı kurum ve dernekler olsa da, kadınların bu anlamda ülkemizdeki durumunun çok da kolaylaştırıldığını düşünmüyorum. Çocuk sahibi olduktan sonra, özellikle yönetici ve üzeri basamakları tırmanırken sayıca çok elendiğimizi gözlemliyorum. 

Bir CFO konferansına katıldığımda veya teknoloji ve dijital dönüşümle ilgili bir eğitim veya kongrede yer aldığımda, katılımcı kadın sayısının görece azlığı dikkatimi çekecek boyutta oluyor. Ben de yazılım ve teknoloji sektöründe az sayıdaki kadın üst düzey yöneticiden biriyim. Bulunduğumuz sektörde en azından kendi grup şirketlerimizde bu konuda bir fark yaratabilme tutkumdan dolayı, ne yapabileceğimizi araştırırken Wtech ve değer yaratan projelerine ulaşmak beni çok heyecanlandırdı.

Wtech, üyeleri ile birlikte, geleceğin liderlerini yetiştirmek için kadınları teknoloji ile buluşturmak ve bu alandaki yetkinliklerini geliştirmek için var gücüyle yeni projeler üretiyor, çok çeşitli eğitimlerle kadınları uzmanlaştırıyor. Açıkçası Türkiye’de kadınları teknoloji sektörüne çekmek ve kariyer yolunda desteklemek için sağlam adımlar atan Teknolojide Kadın Derneği ailesinde yer almaktan büyük mutluluk duyuyorum. 

Biz de uzun yıllardır eğitim işbirlikleri ile Bootcamp’ler düzenleyerek, gençlere ücretsiz yazılım eğitimleri ve Protel şirketler grubunda çalışma imkanı sunuyoruz. Bu tür organizasyonların önemine çok inanıyoruz ve tecrübeliyiz. Wtech ailesi içinde henüz çok yakın bir zamanda yer aldık, bununla birlikte şimdiden ekibimizle birlikte proje fikirleri tasarlamaya ve üzerinde çalışmaya başladık. Geçmiş tecrübelerimizi de kullanarak en kısa sürede diğer paydaşlar gibi katkıda bulunmaya başlayabileceğimizi düşünüyorum. 

3. Yapay zeka ve verinin öne çıktığı bir dönemde yaşıyoruz. Bu dönemde şirket içerisindeki mali ve finansal süreçler nasıl etkileniyor? Bu dönüşümü avantaja çevirmek için neler yapmamız gerekiyor?

Protel olarak sunduğumuz çözümleri otel çözümleri, restoran otomasyonu, spa ve spor merkezi çözümleri, perakende çözümleri, ödeme teknolojileri, iç iletişim ve e-dönüşüm çözümleri olarak gruplayabiliriz.

Farklı teknolojilerin öne çıktığı bu dönem, hem şirketimiz hem de turizm sektörü için oldukça dinamik ve dönüşüm dolu bir süreç olmakta. Biz de dijital dönüşüm çözümlerimizle sektöre katkı sağlayarak liderliğimizi güçlendiriyoruz. Cloud ürünler, güvenli mobil uygulama, temassız ödeme, otonom servis robotu ve self servis kiosk gibi teknolojilerle müşterilerimize avantajlar sunmaya devam ediyoruz.

Sadece iş süreçlerini iyileştirmekle kalmayıp aynı zamanda müşteri deneyimini kişiselleştiren ve zenginleştiren bir dijital dönüşümü başlatmayı amaçlıyoruz. 2024 hedeflerimiz arasında, yapay zeka ve otomasyon teknolojileriyle operasyonel verimliliği artırmak, müşterilere bütünleşik çözümler sunmak ve yeni yatırımlar yapmak bulunuyor. Ayrıca, Ar-Ge merkezimizde beş yeni proje üzerinde çalışmalarımız devam ediyor.

Akıllı görüntü işleme teknikleri, otomatik veri işleme ve entegrasyonların kullanılmasıyla, ürünlerin tüketim hızına göre tedariğinin sağlanması, optimum envanter için tahminleme teknolojileri geliştirilmesi gibi projelerle, işletmelerin sürdürülebilir iş uygulamalarını hayata geçirmelerine destek oluyoruz. İşletmelerdeki israfı engelleyen ve kaynakların verimli şekilde kullanılmasını sağlayan çözümler sunmaya gayret ediyoruz.

Müşterilerimiz için yaptığımız geliştirmelerin yanısıra, şirketlerimizdeki tüm iş süreçlerini dijitalleştirme yolculuğumuzda yol gösterici olması amacıyla Dijital Olgunluk Endeksi ölçümlenmesi projesine başladık. Manuel süreçlerin otomatize edilmesi için Robotik süreç optimizasyonu (RPA) kullanıyoruz. İş performanslarını takip edebilmek için oluşturduğumuz yönetici özetlerini, Realtime Dashboardlar aracılığı ile, iş zekasını temel alan anlık veri raporlama ve görselleştirme projesi ile hayata geçiriyoruz.  

Kısaca özetlersek , bu dönemde büyüklüğü ne olursa olsun, organizasyonlarımızın dijital çağa taşınmasını sağlayacak ve başarısına katkıda bulunacak stratejileri oluşturmak ve uygulamak konusunda kendimizi geliştirmemiz gerekiyor.

4. Protel olarak 1989’dan bu yana Türkiye’de birçok işletme için teknolojik çözümler sunuyorsunuz. Kurulduğunuz günden bu yana odağınız teknolojinin gelişimiyle birlikte nasıl değişti? Hızla gelişen ve dünyayı dönüştüren teknolojiye uyum sağlamak için nasıl adımlar atıyorsunuz?

Kurulduğumuz günden bu yana, teknolojinin hızla evrim geçirdiği dinamik bir ortamda faaliyet gösteriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarına yanıt vermek adına, işletme yönetiminin her aşamasında onlara destek sağlıyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada 22 ülkedeki varlığımızla, Ar-Ge merkezimiz ve 100’den fazla yazılımcının yer aldığı geniş ekibimizle sektördeki trendleri ve dinamikleri yakından takip ediyor, bu bilgiyi teknolojik yeteneklerimizle birleştirerek sektöre yön veriyoruz. 5 binden fazla işletme ve sahadaki 10 binden fazla terminalimizle birlikte, sektörün geleceğini oluşturma vizyonumuzu gerçekleştirmek için durmaksızın çalışıyoruz. 

Bu büyük aileyle birlikte, sektöre katkıda bulunmanın ötesinde, onun dönüşümünde aktif bir rol oynuyor, geleceğin yeme-içme ve konuk ağırlama deneyimlerini bugünden şekillendiriyoruz. Ödeme işlemleri, sipariş yönetimi, rezervasyon süreçleri, stok takibi ve raporlama gibi temel işlevlerin ötesinde, tüm süreçlere uçtan uca destek olmamızı ve müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilmemizi sağlayan bütünleşik bir çözüm yelpazemiz var.  

Bu kapsamda, en güncel ve yenilikçi teknolojileri kullanarak işletmelerin operasyonel verimliliğini artırmalarına, maliyetleri azaltmalarına ve müşteri memnuniyetini en üst seviyeye taşımalarına yardımcı oluyoruz. Hem yerel hem de global pazardaki trendleri yakından takip ediyor ve işletmelerin rekabetçi kalmalarını sağlayacak, adaptasyon süreçlerini kolaylaştıracak ve onları öne çıkaracak çözümler geliştiriyoruz. Özellikle Simpra markamız ile işletmeler, teknolojinin sunduğu tüm avantajları en etkili şekilde kullanarak sektörlerinde öne çıkmak için fırsat yakalıyorlar. 

5. Teknolojinin insan yararına kullanıldığı bir dünyada ideal dünya düzeni sizce nasıl olmalı?  

Bu sorunuzla ilkokul yıllarımdaki münazara dersi günlerine gittim. Teknoloji yararlıdır diyenler, teknoloji zararlıdır diyenlere karşı fikirlerini savunuyordu. Bugün artık yararlı mı zararlı mı diye değil,  çok daha farklı boyutlarda katkılarını tartışıyoruz. Henüz yapay zeka etiği ve diğer teknolojiyle ilgili konularda standartlarımız çok net olmasa da, ben olumluya odaklanmayı tercih ediyorum. İnsanlığın az gelişmişlikten veya kaynaklarımızın sınırlı olmasından dolayı yaşadığı birçok sorununun hızla çözülebileceğini düşünüyorum.Bugünden ileriye baktığımda elbette çok daha gerçeküstü gelişmeler hayal etmek mümkün ama ben biraz daha adımları şimdiden atılmaya başlanan konuların ilerlemesini ve stabil hale gelmesini hayal etmeyi tercih ediyorum.

İdeal dünya düzeni, teknolojinin insanlığın refahı ve toplumsal adalet için en iyi şekilde kullanıldığı bir düzen olmalı. Teknolojinin dağılımında ve kullanımında bugünkünden çok daha fazla fırsat eşitliğinin sağlandığı, daha adil olunabilecek bir dünya düzeni elbette ben de hayal ediyorum. Daha kontrollü ve gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak yaşamamızı sağlayan, doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde kullanıldığı ve çevrenin korunduğu bir düzeni çok geç olmadan zaten kurmamız gerekiyor. 

Teknolojinin kullanımı ile zamanla sınırların anlamını yitirdiği, dildeki farklılığın tamamen kapandığı, daha barışçıl ve karşılıklı anlayışın ön planda olduğu, farklı kültürler arasında iletişimin kolaylaştığı bir gelecek inşa etmemiz de mümkün. Gerçekten yapılmak istenirse, teknolojinin eğitimde ve bilgi paylaşımında önemli bir araç olarak kullanımı daha da artacaktır. Herkesin sağlık hizmetlerine erişiminin sağlandığı ve insanların sağlıklı bir yaşam sürdürebildiği bir düzen kurulabilir. Hepimizi endişeye sürükleyen doğal afetler, pandemi gibi krizlere karşı henüz çok savunmasızız, ilerleyen zamanda bunlara karşı çok daha dirençli bir altyapı oluşturmamıza teknolojinin destek olabileceğine gönülden inanıyorum.