Üyelerimizle Sohbetler : Ömer Uyar

Uyelerimizle Sohbetler Omer Uyar

 

Üyelerimizle Sohbetler serisi ile Teknolojide Kadın Derneği ailesi üyelerinden birini yakından tanıma, deneyimlerini dinleme ve teknoloji ile olan ilişkisini öğrenme fırsatı yakalıyoruz. Serimize Yönetim Kurulu Üyemiz ve Intertech Genel Müdürü Ömer Uyar ile devam ediyoruz. Yaptığımız röportajda Sayın Ömer Uyar, Wtech ile tanışma hikayesinden, Intertech’in geliştirdiği teknolojilerle Türkiye’ye ve özel sektöre kattığı değerden, çeşitliliği ve kapsayıcılığı sağlamak için attığı adımlardan ve dönüştürücü teknolojiler ile değişen finans sektöründen bahsediyor.

 

1. Biraz kendinizden bahseder misiniz? Bugüne kadar nasıl bir kariyer yolculuğunuz oldu?

1977 yılında Balıkesir’de doğdum. 1995’te Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesinden mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği’ne başladım. Çalışmaya daha öğrenciyken Üniversitemin Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nda başladım. 2000 yılında üniversiteyi bitirdikten sonra DenizBank Finansal Hizmetler Grubu ailesine katıldım. Yıllar içerisinde, DenizBank Bilgi Teknolojileri Grubu’nda ve Intertech’te birçok farklı görev üstlendim. 

2012 yılından itibaren Intertech Genel Müdürü olarak görevime devam ediyorum. Intertech’teki yöneticilik kariyerimin ilk gününden bugüne, insani ihtiyaçları en üst seviyede tutar, “Intertech’te odağımız insan olmalı,” derim. Çalışma arkadaşlarım onlara gerçekten kıymet verdiğimi sözde değil uygulamada bilirler. Üstenci bakış açısından uzak; şeffaf ve samimi ilişkiler kurarım ki gerçek başarıya da bu ilişkiler ve bu ilişkilerin bıraktığı güzel izler sonucunda ulaşabileceğimizi düşünüyorum.

2.Wtech ile yollarınız nasıl kesişti? Dernek ile olan ilişkinizden bahsedebilir misiniz?

Zehra Öney ile dostluğumuz eskiye dayanır. Kendisinin toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile verdiği mücadeleyi, özellikle sektörümüzde kadın istihdam oranını artırmaya yönelik çabalarını çok kıymetli buluyorum. 

2019 yılında Dernek kurulurken DenizBank Finansal Hizmetler Grubu CEO’su ve Yönetim Kurulu Başkanımız Sn. Hakan Ateş’in vizyonuyla Kurucu Üye olarak yer aldık. Bu vesileyle kurumsal olarak da Dernek çalışmalarını yakından takip etmeye başladık. Ardından ben Yönetim Kurulu Üyesi olarak dernek bünyesine katıldım. 

Biz Intertech olarak Türkiye’nin ve bölgenin en önde gelen teknoloji şirketleri arasında yer alıyoruz. Hatta kendimizi bu alanda Türkiye’nin en büyük yazılım evi olarak konumluyoruz. Yazılım sektöründe elde ettiğimiz başarı, bu alandaki birçok şirket için örnek teşkil ediyor. Sadece teknik hususlarda değil, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile mücadele gibi sosyal konularda aldığımız aksiyonlarla da sektörümüzde öncü olmak istiyoruz. Bu kapsamda Wtech ile olan iş birliklerimize çok önem veriyor, eğitim programlarına ve etkinliklerine en yüksek seviyede destek sunmaya çalışıyoruz. 

Teknolojide kadın istihdamına yönelik çalışmaları sadece sosyal sorumluluk olarak da ele alamayız. Hayatın doğal akışı içinde zaten olması gereken kadın istihdamının sektörümüzde her geçen gün artması ve her geçen gün daha çok kadını karar verici pozisyonlarda görmemizdir.

3. Intertech olarak çeşitlilik ve kapsayıcılık kültürünü güçlendirmek ve kadın çalışanların şirketinize olan katkılarını kutlamak amacıyla yapılan çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Intertech olarak, çeşitliliğin ve kapsayıcılığın şirketin sürdürülebilir başarısına doğrudan katkısı olduğuna inanıyor, çalışanlarımızın farklı geçmişlerden, deneyimlerden ve bakış açılarından gelmesinin yenilikçilik ve büyümeyi teşvik ettiğini düşünüyoruz. Özel gereksinimli bireylere yönelik farkındalık kazandıracak etkinlikler organize etmenin yanı sıra Down Sendromu Derneği ile iş birliğimiz kapsamında “Herkesin Yeri Var” projesine destek sağlıyoruz. Bize ne mutlu ki inter-akademi bünyesinde down sendromlu bir arkadaşımızı istihdam ediyoruz. 

Teknoloji sektöründe kadın varlığını güçlendirmek adına Wtech ile olan yakın çalışmamıza devam ediyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda rol model olabilecek kadınlarla, çalışanlarımızı çeşitli etkinliklerde bir araya getirerek farkındalık yaratmayı hedefliyoruz. Üst Yönetimimizin %30’u kadın yöneticilerimizden oluşuyor. Cinsiyet tarafsızlığını kurum kültürümüzün önemli bir parçası haline getirmek için kapsayıcı dil kullanımına da oldukça dikkat ediyoruz. Yazılım dünyasında çok temel bir terim vardır. Yaptığınız işi “adam/gün (man/day)” kavramı üzerinden tanımlarsınız. Biz sektörde bu kavramı, “kişi/gün (person/day)” olarak kullanmaya başlayan ilk şirketiz. 

Çalışanlarımızın görüşlerini ve deneyimlerini paylaşmalarına imkân sağlayacak platformlar sunuyor, farklı bakış açıları ve deneyimlerini takdir eden bir çalışma ortamı sağlıyoruz. Örneğin, Takdir/Teşekkür platformumuz olan Shoutouts uygulamamız üzerinden çalışma arkadaşlarımız birbirlerine farklı konu başlıklarında teşekkür ve takdirlerini iletebiliyor.

İşe alım süreçlerimizden yetenek programlarımıza fırsat eşitliğine önem veriyoruz. Örneğin, genç yetenek programlarımızdan FirstTech ile Üniversite 1. sınıf öğrencilerine üniversite eğitim hayatlarının en başında kariyerlerinde ilerleyecekleri noktayı belirlemelerine fayda sağlayacak güçlü bir programa katılma fırsatı sunuyoruz. Bu programda çevik dönüşüm yolculuğumuzu yakından takip ederek agile ve dönüşüm süreçlerini uzmanlarından öğrenme, farklı ve çok kapsamlı projelere dair bilgi alma, sektör dinamiklerini gözlemleme fırsatı buluyorlar.

Türkiye’den başlayıp dünyadaki yetişmiş teknoloji uzmanı açığını kapatmak, insanların yaşadıkları yer ve mali durumlarının oluşturduğu engelleri eğitim sayesinde aşmalarını sağlamak amacıyla yola çıkan Workintech programına destek veriyor, yazılımcı ön bilgisi olmayan üniversitelileri, katılım sağladıkları 6 aylık eğitim sonrası şirketimizde istihdam ediyoruz.

Her ay organize ettiğimiz CEO sohbetleri etkinliğimizde çalışanlarımız açık iletişimle diledikleri soruları üst yönetimimiz ile paylaşabiliyor. Çalışan görüşmelerimizle çalışma arkadaşlarımızın hemen hemen hepsiyle birebir görüşerek deneyimlerini dinliyor, aksiyonlarımızı birlikte belirliyoruz.

Uzaktan çalışma modelimiz olan Remotech ile, çalışanlarımızın %30’u Türkiye’nin farklı şehirlerinden çalışabiliyor. Bu sayede, Türkiye’nin farklı illerinde üniversite okumuş gençleri istihdam ediyoruz.

4. 2022’nin başında Türkiye’de bir ilk olan finansal bulut hizmet sağlayıcısı altyapısı Inter-cloud’u devreye aldınız. Inter-cloud bu zamana kadar size nasıl avantajlar sağladı?

inter-Cloud sadece kurum olarak bize değil finans sektörüne çok ciddi avantajlar sağlayan bir teknoloji. Biz Intertech olarak şu anda BDDK ve TCMB onaylı Türkiye’nin ilk ve tek topluluk bulutu sağlayıcısı konumundayız. Tüm finans kuruluşlarını Inter-Cloud üzerinde barındırarak, onlara uçtan uca bulut alt yapısı sağlayabilecek kapasitedeyiz. Üstelik bu altyapı da bizim ekiplerimiz tarafından yönetilebiliyor. Finans kuruluşlarının teknik altyapı, sistem, uygulama, veri tabanı, network, güvenlik gibi herhangi bir hizmet kalemi için ayrı ekip kurmasına gerek kalmıyor. 

Sizin de bildiğiniz üzere, çoğu finans kuruluşunun yazılım geliştirme kadroları oldukça sınırlı. Sektördeki insan kaynağı kısıtı, bulut gibi teknolojilerde yetkin iş gücü bulmalarını zorlaştırıyor. Bizim bulut platformu ve yönetilen hizmetleri onlara uçta uca bir platformda sağlamamız, herkesin kendi işine odaklanmasını kolaylaştırıyor. Dolayısıyla, pazarda bir rekabet avantajı sağlıyor. Intertech olarak finans sektörünün büyük ihtiyaç duyduğu böyle bir hizmeti hayata geçirdiğimiz için çok mutluyuz.

5. Dönüştürücü teknolojiler (yapay zekâ, nesnelerin interneti, metaverse, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik vb.) finans sektörünü nasıl değiştiriyor? Bu teknolojilerin iş süreçlerine entegre olmasıyla hangi temel değişiklikleri bekliyorsunuz?

Dünya artık farklı bir yere gidiyor. Bulut, yapay zekâ, veri analitiği destekli teknolojilerin gelişimi, finans sektöründe hizmet anlayışına başka bir boyut kazandıracak. Rekabette öne çıkabilmek adına müşterinin hızla değişen tutum ve ihtiyaçlarını yakalayabilecek güncel, çevik ve daha kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak gerecek. 

Son yıllarda dijital bankacılığın ötesinde neo-bankacılık ve AI banking dediğimiz yeni kavramlar hayatımıza girdi. Fintekler ve bankalar; veri madenciliği, yapay zekâ, bulut, API gibi gelişmiş teknolojileri kullanarak çözümlerini açık inovasyon ve bankacılığın hayat bulacağı ekosistemlerde bir araya getirmeye yöneldiler. Biz bu değişimi öngörerek, müşterilerimize inter-API ve inter-Cloud ile neobanking alanında ilerlemenin altyapısını sunduk. Finteklerin ve bankaların API ve cloud ile çözümlerini hazır ve hızlı bir şekilde entegre edebilecekleri bir iş ortakları ekosistemimiz var. Önümüzdeki dönemde de neo-banking ve yapay zekâ bankacılığına yönelik teknolojiler geliştirmeyi odağımızda tutacağız.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir